Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Akdeniz’de yer alan Kıbrıs adasının kuzey bölgesinde konumlanır. Ada, Türkiye’nin 70 km güneyinde, Suriye’nin ise 100 km batısında bulunur. Akdeniz’in üçüncü büyük adası olma özelliği taşıyan Kıbrıs’ın güneyinde Mısır, güneydoğusunda ise Lübnan ve İsrail yer alır. Kıbrıs adası, Yunanistan’a 950 km uzaklıktadır.
Akdeniz’in mükemmel iklimi ve sıcak insanlarıyla ünlü Kuzey Kıbrıs, 3 kıtayı birleştiren en güzel adalardan biridir. Tertemiz sahilleri ve eşsiz doğasıyla tam bir turizm cennetidir. Efsanede anlatıldığı gibi Sezar’ın Cleopatra’ya aşkını kanıtlamak için bu adayı vermesi en güzel örnektir.
Arkeolojik kazılar M.Ö. 7000 yılına uzanan Neolitik zamana ait yerleşim birimleri ortaya çıkarmıştır. Bulunan kalıntılardan Kıbrıs’a yerleşen ilk insanların Mezopotamya ve Anadolu’dan geldikleri tarım yapabilip hayvan evcilleştirdikleri anlaşılmaktadır. M.Ö 6000 ve daha sonra gelen guruplar çanak, çömlek, desti, bardak gibi kilden kaplar yapabilme sanatını getirmişlerdir. Bu zamana ait ortaya çıkarılan iki yerleşim biriminden biri Kuzey sahilinde Girne’nin 10 km doğusunda “VRİSİ” kalıntıları, diğeri de Limasol ve Lefkoşa arasında “KİROKİTİA” denilen kalıntılardır.
Bronz çağına ait daha büyük yerleşim birimleri ortaya çıkmıştır. Bronz araçlarının en önemli ham maddesi olan bakırın Kıbrıs adasında çok miktarda bulunması yörede bu madenin ticareti ile uğraşan ve bakır işleyen merkezlerin gelişmesine yol açmıştır. Mağusa’nın kuzey doğusunda “ENKOMİ” kalıntıları bu çağda gelişen ve çağa göre modern ve zengin bir kasabanın kalıntılarıdır. M.Ö. 2000 yılından itibaren Kıbrıs tarihi, adanın stratejik konumuna ve zengin bakır kaynaklarına sahip olabilmek için bölge güçlerinin istilalarına sahne olmuştur. Bu istilalarla gelen değişik kültürler Kıbrıs adasını bir tarihi kalıntılar ve eserler ülkesi haline getirmiştir.

Kıbrıs’a Giriş Prosedürleri
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Türkiye arasında yapılan anlaşma gereği KKTC’ye giderken yanınızda sadece TC Kimlik Kartınızın olması yeterli. Kıbrıs’a kimliğiniz ile giriş yapabilirsiniz. Dilerseniz pasaportunuzla da ülkeye giriş yapabilirsiniz. Ancak pasaportunuzda KKTC girişi olduğunda Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne vize almanız zorlaşacaktır.

Kıbrıs’a Ulaşım
Kıbrıs’a deniz ve hava yolu ile gidebilirsiniz. Taşucu ve Alanya’dan Girne’ye feribot seferleri yapılıyor. Yaz aylarında sefer sayısı daha yüksek. Mersin’den Gazimağusa’ya da feribot gidiyor. Feribot yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Arabalı vapur da var ancak biraz daha uzun sürüyor. Türkiye’nin İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerinden Kıbrıs’a 12 ay boyunca uçak seferleri yapılıyor. Tarifeli seferlerle Kuzey Kıbrıs’a gidip tatil yapabilirsiniz.

Kıbrıs’a Ne Zaman Gidilir?
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, tıpkı ülkemizin güneyindeki tatil yöreleri gibi Akdeniz iklimine sahiptir. Doğal olarak ülkede sıcaklıklar yıl boyu belirli bir seviyenin üzerinde seyreder. Kurak olarak değerlendirilebilecek bir iklime sahip olan ülkede en sıcak dönem temmuz ve ağustos aylarıdır. Bu aylarda 40 dereceye varan sıcaklıklar görülebilir. Kuzey Kıbrıs, kış aylarında ise daha ılıman hava koşullarına sahne olur. Ülkenin yıllık ortalama sıcaklığı 19 derecedir. Gerçekten sıcak havalardan hoşlanıyor ve tam anlamıyla bir yaz tatili yapmak istiyorsanız Kuzey Kıbrıs seyahatinizi yaz aylarında planlayabilirsiniz. Ancak bunaltıcı sıcaklardan uzak durmayı hedefliyorsanız mayıs, haziran veya eylül, ekim gibi dönemleri tercih edebilirsiniz. KKTC’de deniz suyu sıcaklığı sonbahar aylarının ortalarına kadar oldukça yüksek seviyelerde seyreder.

Kıbrıs’ta Ne Yapılır?
Kıbrıs’ta sanatçılı otellerde konser keyfi, toplantı, havuz aktivitesi, havuz partileri ve casino eğlencesi yanı sıra yüzme, golf, tenis gibi seçeneklerden ve aqua park eğlencelerinden yararlanabilirsiniz. Çocuklar için mini club içinde keyifli dakikalar geçirmek mümkün. Safari, şehirde tarihi geziler, eski Kıbrıs evlerini, cami, kilise, müze ve yakın tarihe tanıklık eden mekânları yakından görebilir, limanda yürüyüş yaparken Kıbrıs’ın seçkin alışveriş noktalarına uğrayabilirsiniz. Kıbrıs’ın doğal güzellikleri, milli parkları, kendine has lezzetleri, müze ve ören yerlerinin yanı sıra yakın tarihe ışık tutan yapıları da her daim dikkat çekiyor.

Kıbrıs’tan Ne Alınır?
Kıbrıs gezmek ve alışveriş yapmak için ideal bir tatil adası. Hediyelik eşyadan yeme-içmeye kadar pek çok şey alabilirsiniz. Tabii Kıbrıs denilince hemen akla Hellim peyniri geliyor. Hemen tüm otellerin sabah kahvaltılarında ve yemek menülerinde hellim peyniri kullanılarak yapılan yemekler mevcut. Bu lezzetli ve Kıbrıs’a özgü peyniri marketlerden vakumlanmış şekilde alarak hediye götürebilirsiniz. Havalimanı ve kaldığınız şehrin birçok noktasında mutlaka Hellim Peyniri satan dükkanlar bulacaksınız. Kıbrıs’ta ucuz yiyecek-içecek ürünleri bulabilmeniz mümkün. Yerel el yapımı ürünler, magnet gibi hediyelik eşyalar en çok tercih edilenler arasında. Lefkoşa Büyük Han ve Belediye Pazarı önerebileceğimiz yerler arasında. Yine Girne Çarşısı da öne çıkan alışveriş rotaları arasında.

Kıbrıs’ta Ne Yenir?
Kıbrıs’ın meşhur Hellim Peyniri dışında harika bir mutfağı olduğunu hatırlatmalıyız. Kıbrıs’ta ne yenir ne içilir derseniz öncelikle mutlaka hellim peynirinin kızartılmışını bulup yemenizi tavsiye ederiz. Kıbrıs ile özdeşleşen Şeftali Kebabı neredeyse adanın en meşhur yemekleri arasındadır. Kıbrıs’ın ünlü restoranlarında şeftali kebabının tadına bakabilirsiniz. Akdeniz mutfağı salataları, deniz mahsullü yiyecekler, mezeler, kendine özgü otlar, Kıbrıs Köftesi ve meşhur Kıbrıs Tatlısı ilk tercihler arasında olabilir. Pirohu, Molehiya, Kolakas ve Hellim Böreği en bilinen Kıbrıs lezzetleri olarak kabul edilir. Ayrıca Pilavuna, Samarella, Ayrelli gibi lezzetleri de deneyerek seyahatinize gurme özellikler katabilirsiniz. Gastronomik açıdan zengin olan ada mutlaka sizi tatmin edecek yeme-içme çeşitliliğine sahip.

Kuzey Kıbrıs’ta Gezilecek Yerler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, oldukça küçük bir ülke olmasına rağmen gezilecek yerler anlamında ziyaretçilerine birçok seçenek sunar. Ülkenin en büyük iki şehri olan Lefkoşa ve Girne başta olmak üzere adanın birçok bölgesinde turistik anlamda cazibeye sahip yapılar ve mekanlar bulunur. Deniz tatili için de sıklıkla tercih edilen bir varış yeri olan KKTC, çok sayıda görülmeye değer plaja sahiptir.

Lefkoşa’da Gezilecek Yerler
Yavru Vatan Kıbrıs’ın başkenti Lefkoşa, Doğu ve Batı’nın izlerini taşıyan mimari yapıları, tarihi eserleri ve yılın çoğu zamanında güneşin yüzünü gösterdiği ılıman havası ile tatilcilerin akınına uğruyor. Yerli ve yabancı pek çok turistin favorisi olan şehir, dünya üzerinde bölünmüş tek başkent olma özelliği taşıyor. Ercan Havalimanı’na da ev sahipliği yapan Kuzey Kıbrıs’ın en büyük şehri Lefkoşa, adayı ziyaret eden gezginlerin genellikle ilk durağı olur. Tarihi ve kültürel birçok yapıya ev sahipliği yapan kentte gezilecek pek çok yer bulunur. Her ne kadar ismiyle zaman zaman kafa karışıklığına neden olsa da Girne’de değil Lefkoşa’da yer alan Girne Kapısı, şehirde görülmesi gereken yerler arasında en üst sıralarda yer alır. Bu ilginç yapının yanı sıra 1500’lü yıllarda Venedikliler tarafından inşa edilen Venedik Sütunu, ada ülkesinin en önemli Gotik eseri olarak kabul edilen Selimiye Camii ve tarihi 12. yüzyıla kadar dayanan Machairas Manastırı da Lefkoşa’da yer alan önemli tarihi yapılar arasındadır.

  • Barbarlık Müzesi

Yıllar önce gerçekleşen üzücü ve dramatik bir olaya sahne olan yapı, Binbaşı Nihat İlhan’ın Rum çeteleri tarafından evinin basılması, eşi ve çocuklarının öldürülmesinin hikâyesini ziyaretçilere birebir yaşatıyor. Acı bir olaya tanıklık eden Barbarlık Müzesi, şehrin en çok ziyaret edilen noktalarından biri.

  • Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi

İki küçük Latin kilisesinin birleşiminden oluşan Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi, ziyaretçilerin uğrak yerleri arasında. Kuzeyde yer alan kapısı ile Selimiye Camii’nin mermerli kapısının minyatür bir örneğini oluşturan kilise, bu haliyle dikkat çekici bir yapı niteliği taşıyor.

  • Selimiye Camii

Eski zamanlarda adada yaşayan Lüzinyanlar tarafından inşa edilen yapı, adadaki en güzel Gotik mimariye sahip tarihi eser olarak gösteriliyor. Anıtsal veranda ve görkemli üç adet kapıya sahip olan yapıya, 1570 yılında iki adet minare eklenmiş ve o zamanki katedral hüviyetini kaybedip bugünkü Selimiye Camii adını almış.

  • Arap Ahmet Camii

1845 yılında Lüzinyanlar tarafından kilise olarak inşa edilen yapı, Osmanlı döneminde camiye çevrilerek Arap Ahmet Camii olarak adlandırılmış. Caminin altında 14. yüzyıldan kalma mezar taşlarına rastlanırken iç kısmında ise Venedik dönemine ait mermer kalıntılarını görmek mümkün.

  • Büyük Han

Eski dönemlerde gezgin ve kervanların uğrak yeri olan Büyük Han, göz alıcı mimarisi ile sizi nostaljik bir yolculuğa çıkarıyor. 68 oda ve 10 dükkândan oluşan han, bugün içerisinde geleneksel restoran ve hediyelik eşya dükkânlarına ev sahipliği yapıyor.

  • Girne Kapısı

Venedikli Proveditore Francesco tarafından inşa edilen Girne Kapısı, şehri kuşatan üç kapıdan biri olup farklı mimarisi ile dikkat çekiyor.

  • Venedik Sütunu

Lefkoşa’nın merkezindeki Atatürk Meydanı’nda bulunan Venedik Sütunu, 1550 yılında Venedikliler tarafından inşa edilmiş. Üzerine sonradan bakır küre ilavesi yapılan sütunun üzerinde altı İtalyan ailenin arması da göze çarpıyor.

  • Kumarcılar Han

Kesme taştan yapılmış küçük bir han olan Kumarcılar Han, 17. yüzyılda inşa edilmiş olup günümüze kadar ulaşan 44 odası ile ziyaretçilerini ağırlıyor. Osmanlı mimarisinden izler taşıyan yapı, şehrin en eski hanlarından biri.

Girne’de Gezilecek Yerler
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapacağınız seyahatlerde rotanıza mutlaka eklemek isteyeceğiniz şehirlerden bir tanesi de Girne’dir. Ada ülkesinde eğlence ve yaz turizminin merkezi olarak kabul edilen Girne, aynı zamanda tarihi ve kültürel açıdan da oldukça zengin bir gezi deneyimi vadeder. Kuzey Kıbrıs Orta Çağ’dan kalma kale kalıntılarına, kudretli klasik şehirlerin geniş arkeolojik alanlarına ve eski insanların çay evi verandalarına kadar birçok yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Hatta gün ışığından uzakta bulunan göz alıcı köylerinden güneş ile dolu yerlerine kadar olabildiğince çeşitlilik gösteren bir coğrafyaya sahiptir.
Bu alanların büyük bir kısmının Girne kentinde bulunması tatil yapmak için gelen insanlarla dolup taşmasına sebep olmaktadır. Genel olarak Girne göz açıp kapayıncaya kadar dağlardan denize kadar uzanan geniş coğrafya içerisinde yapılması gereken birçok aktiviteye sahiptir.
Girne Kalesi ve bu kale içerisinde yer alan Batık Gemi Müzesi şehirdeki en popüler gezi noktaları arasındadır. Aynı zamanda Ağa Cafer Paşa Camii ve Kıbrıs Barış Harekatı sırasında şehit olan askerlerin anısına inşa edilen Boğaz Şehitliği de Girne seyahatinizde mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır.

  • Mavi Köşk

Girne-Güzelyurt dağ yolu üzerinde yer alan Çamlıbel beldesinde bulunan ve Girne merkeze araba ile 45 dakika mesafede yer alan Mavi Köşk 1957’de Kıbrıslı Rum bir girişimci ve Başpiskopos Makarios’un arkadaşı olan Byron Pavlides tarafından inşa edilmiştir.
Devrin koşullarına göre mükemmel denilebilecek bir mimariye sahiptir. İçeriden dışarıya bakıldığında her şey görünürken, dışarıdan içerisi hiçbir şekilde görünmez. Askeri bir personel bu köşkü gezerken ziyaretçilerine eşlik etmektedir. Köşkün içerisinde değerli resimler, aksesuarlar, perdeler, banyo ve tuvalet süslerine ek olarak bahçesinde Roma mimarisine sahip bir havuz, şarap sirkülasyonu sağlayan musluk, her odada klima ve gizli geçitler gibi ön plana çıkan figürler bulunur.  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de tarihi açıdan en değerli köşklerinden biridir.

  • Girne Kalesi

Şehir merkezinde bulunan Girne Kalesi’nin yüksek duvarları, limanı adeta kuşatır şekilde inşa edilmiştir. İlk zamanlarda Bizanslılar, sonra Franklar ve son olarak da Venedikliler tarafından kullanılmış olup, tarihi çok eski dönemlere dayanmaktadır. Kalenin etrafında görülebilecek mekânlar arasında Bizans Dönemi kilisesi, orta çağ hapishaneleri ve denize bakan kuleler yer alır.
Girne Kalesi ayrıca, liman tarafında 4. yüzyıldan kalma bir ticaret gemisinin görkemli kalıntılarına da ev sahipliği yapar. Limana doğru yürüyüş yapıldığında güzel bir deniz manzarası belirmektedir. Muhteşem manzarası ve tarihiyle Girne’de gezilecek yerler arasında ilk sıralara koyulması gereken bölgelerden olan bu kale, güzel bir turistik tur için de idealdir.

  • Tarihi Bellapais Manastırı

Girne merkeze 13 km uzaklıkta ünlü yazar Lawrence Durrell tarafından “Acı Limonlar” olarak adlandırılan Bellapais Köyü yer almaktadır. Köy, Beşparmak Dağları’nın eteklerinde Akdeniz’e bakan bir manzaraya sahiptir. Yeşil ve mavinin birbiri ile buluştuğu bir noktadadır.
Bu eşsiz manzaralı köyde Bellapais Manastırı (Abbaye de la Paix veya Barış Manastırı) bulunmaktadır. MS 12. yüzyılda Romalılar tarafında inşa edilmeye başlanan manastır, orta çağda yapılan restore çalışmaları ile gotik görünümünü elde etmiştir. Gotik sanatının en muhteşem şaheseri olarak nitelendirilen bu manastır Yakın Doğu’daki en güzel Gotik bina olarak kabul edilmektedir. Hem tarihi yapısı hem de muhteşem görseliyle, Kıbrıs’ta gezilecek yerler arasında olan Bellapais Manastırı, merkezi bir konumda olmasından ötürü de ziyaretçilerine ulaşım kolaylığı sağlamaktadır.
Manastıra girerken 15. yüzyılda yapılan freskler dikkat çeker. Gotik sanatının en belirgin özellikleri yemekhane kısmındadır. Manastırın tam ortasında bulunan avlunun doğusunda rahipler için dizayn edilen çalışma ve sohbet odaları bulunur. Çalışma odalarının tam ortasında Bizans Dönemi’nden kalma sütun vardır. Manastırın üst katında ise rahiplerin kullandığı yatak odaları bulunmaktadır.

  • Beş Parmak Dağları

Beş Parmak Dağları olarak bilinen Girne Dağları, Kuzey Kıbrıs kıyılarına 120 km boyunca paralel olarak uzanmaktadır. İsmi, Bizanslıların kahramanı olarak bilinen Dighenis’in, Küçük Asya’dan Kuzey Kıbrıs’a geçerek Araplardan kaçma çabaları sırasında nasıl zorlandığını anlatan renkli bir efsaneden gelir. Dighenis’in son durağı olan bu yer, Beş Parmak Dağları’dır. Dağların beş büyük zirvesi onun içinde bulunduğu durumdan kendi elleriyle nasıl kurtulduğunu simgelemektedir.
Kuzey Kıbrıs’ta kuş gözlemciliği söz konusu olduğunda, en başta dağ üzerinde yer alan Orman İstasyonları olmak üzere, Girne Dağları görülmesi gereken en önemli doğal güzellikler arasında yer almaktadır.

  • Saint Hilarion Kalesi

Girne’ye 10 km uzaklıkta bulunan Girne Dağları’na inşa edilmiştir. Girne-Lefkoşa karayolunun batısında yer alan Aziz Hilarion Kalesi, Bizanslılar ve Haçlılar tarafından inşa edilen üç kırmızı haçlı kaleden biridir. Arapların kutsal toprakları elde etmek amacıyla çıktığı fetihten dolayı muhtemel saldırılara karşı kendilerini korumaları için yapılmıştır. Ayrıca günümüze kadar en iyi korunmuş kaledir. Zirvenin dik yamaçlarındaki dar yollardan gidilerek ulaşılır ve deniz seviyesinden 700 m yüksekte bulunmaktadır. Arapların Kudüs’ü fethinden sonra aziz Hilarion’un kendisini buraya ibadet amacıyla kapatmasından dolayı kilise bu ismi almıştır.
Kalenin konumu seyir manzarası için oldukça elverişlidir. Kalenin Sivri Kemer Kulesi’nin penceresinden neredeyse tüm Girne ayaklarınız altındaymışçasına görünmektedir.

  • Batık Gemi Müzesi

Girne Kalesi’nin içerisinde yer alan Gemi Enkazı Müzesi (Antik Gemi Enkazı Müzesi olarak da bilinir), yaklaşık 2500 yıl önce Girne Limanı’ndan 1 km uzakta fırtınada batmış olan bir Yunan ticaret gemisinin kalıntılarını sergilemektedir. Bu gemi, Akdeniz’de gün yüzüne çıkarılan ikinci en eski gemi olarak kabul edilir.
Girne’deki gezilmesi gereken yerler arasında ilk sıralarda bulunmasının sebebi Girne tarihinin en eski kanıtı olmasıdır. Geminin enkazı arkeologlarca bir araya getirilmiş orijinal haline benzetilerek onarılmıştır.

  • Tarihi Buffavento Kalesi

Şehir merkezine 13 kilometre uzaklıkta ve deniz seviyesinden 940 metre yüksekliktedir. Buffavento Kalesi diğer iki kaleye göre en yüksekte olduğu için doğal savunma sistemine sahiptir. Ancak diğer kalelere nazaran daha çok yıpranma söz konusudur. Yapımının kesin tarihi bilinmemektedir ancak arkeologlara göre Bizans Dönemi’nden kalma bir kaledir. Söylentilere göre kalenin 101 odası vardır ve eğer 101 odadan farklı bir oda keşfeden olursa bir defineye sahip olacaktır.
En yüksek kale olmasının avantajı bu kaleye daha çok seyir manzarası katmıştır. Kaleye ulaşmak için neredeyse Girne Dağları baştan sona gezilir ve dar patikalardan ilerlenir. Kalenin bulunduğu konumdaki atmosfer insanı rahatlatıcı bir etkiye sahiptir.

  • Çıkartma Plajı

Girne’nin 8 kilometre batısında yer alan plaj, ismini 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatı’ndaki ilk askeri çıkarma noktası olmasından dolayı kazanmıştır. Türk askerinin Kıbrıs’ı düşman işgalinden kurtarma aşamasının ilk adımı olarak nitelendirilir.
Günümüzde ise Girne’de bulunan en popüler plajlar arasında yer almaktadır. Tekne turlarının da çokça yapıldığı bölgede yoğunluğun arttığı dönemler genellikle Mayıs sonrasında gerçekleşmektedir. Kıbrıs bölgesinde özellikle yüzmeyi ve güneşin tadını çıkarmayı planlayanların gezilecek yerler listesine mutlaka eklemesi gereken bir plajdır.

  • Tarihi Antiphonitis Kilisesi

Girne’nin doğusundaki Esentepe Kasabasının yaklaşık 6.5 kilometre yakınlarında bir vadinin içerisinde bulunmaktadır. Pentadaktylos Dağları’nın eteklerinde yemyeşil bir arazi içerisine gizlenmiş bir kilisedir. Duvarında iki farklı döneme ait resimler vardır. Birincisi 12. yüzyılda yapılmış klasik Bizans Dönemi’ne ait resimlerdir. Diğeri ise Batı kültürünün etkilerini ortaya koyarak 14. ve 15. yüzyıllar arasında tamamlanan resimlerdir. İki resimde de Ana Tanrıça Dormition’ın ikili tasviri bulunur. Batı kültürünün etkisi altında yapılan resimlerde daha çok Rönesans tarzı perspektif kullanımı ortaya çıkmaktadır.
Kilisenin etrafındaki yeşillik alanın içerisinde bulunan yabani çiçekler Antiphonitis Kilisesi’ne farklı bir atmosfer katar. Gelen ziyaretçiler burada, en eski kilisenin manzarası altında, eşsiz resimler çekmektedir.

  • Karaoğlanoğlu Şehitliği

Karaoğlanoğlu Müzesi ve Şehitliği Girne merkeze 7 kilometre uzaklıkta yer alır. İsmini 1974 yılında şehit düşen Albay İbrahim Karaoğlanoğlu’ndan alan şehitlik, Kıbrıs Barış Harekatı’na adanmıştır. Şehitliğin içerisinde 5 Astsubay, 8 Subay, 58 Erbaş bulunmaktadır. Simgesel olarak şehitliğin yanına yerleştirilen iki adet sütundan sağdaki Türkiye Cumhuriyeti’ni yani Ana Vatanı, soldaki ise Kuzey Kıbrıs’ı yani Yavru Vatanı göstermektedir. Ortasındaki geçit ise ana vatana açılan kapıyı simgeler.

  • Girne Eski Liman

Kuzey Kıbrıs’ın zengin tarihinin en çok yaşandığı bölge olan Girne kentinde yer alan Girne Limanı ayrıca Eski Liman olarak da bilinir. Birçok turistin bakış açısına göre, sakin ambiyansın ve huzur verici atmosferin bir arada bulunduğu büyüleyici bir mekân olarak nitelendirilmektedir. Aynı zamanda diğer tarihi yerlere uzaklığı da bu limanı ideal bir konum haline getirir.
Yıl boyunca yatlar ve tekneler ile dolu olan liman, Girne Kalesi’nin manzarasına sahiptir. Limanın en etkileyici özelliklerinden birisi Akdeniz ile bağlantı noktası olmasıdır. Girne Dağları da limandan net bir şekilde gözlemlenebilir. Hem gece hem de gündüz bir başka güzel olan bu liman, araç ile de çok rahat bir şekilde gelinebilecek bir noktadadır. Otellerin de bulunduğu bir bölgede olan bu eski liman, hemen herkesin kolaylıkla ulaşabileceği bir yerde olup içerisinde balık tutma şansınız da mevcuttur. Liman boyunca sıralanan mağazalardan alışveriş yapılabilir, bistrolarda içki içilebilir ve restoranlardan Kıbrıs’a özgü yemekler yenilebilir. Yapılan aktivitelerden en çok tercih edileni ise soğuk içecekleri alıp sahil kenarında zaman geçirmektir.
Yıllar öncesinde depo olarak kullanılan liman, günümüzde bu özelliğini restoranlara ve lokantalara bırakmıştır. Kısacası Girne Limanı’na gelindiğinde gezilebilecek çok sayıda dükkân, kafe, bistro ve pazar vardır.

Kıbrıs Otelleri
Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ikiye ayrılıyor. Yavru vatanda baba tatil yapmak için Kıbrıs ideal rotalar arasında yer alıyor. Akdeniz’in incisi konumunda olan Kıbrıs, tarihi, kültürü, denizi, lüks otelleri, eşsiz lezzetlerin yer aldığı mutfağı ile de dikkat çekiyor. Türkiye’deki tatil destinasyonlarına alternatif olan Kıbrıs her zaman tatilcilerin ve gezginlerin gözdesi konumunda. Kıbrıs’ta balayı otelleri, casinolar önemli yer tutuyor. Özellikle 12 ay casino için buraya turistler geliyor. Kıbrıs eğlence anlamında da önemli bir ada konumunda. Yine son yıllarda üniversite eğitimi ile de Akdeniz coğrafyasının dikkatini çekiyor. Vize ya da pasaporta gerek duymadan TC kimlik kartınızla Kıbrıs’a seyahat edebilirsiniz. Türkiye’nin hemen her yerinden Kıbrıs’a da yoğun talep oluyor. Ege ve Akdeniz sahillerinden de ilgi görüyor. Gerçek anlamda Akdeniz ikliminin yaşandığı Kıbrıs’ta tatil sezonu da uzun sürüyor. Nisan başından Ekim ayının ortasına kadar Kuzey Kıbrıs’ta denize girmek mümkün. Böyle olunca Kıbrıs’ta turizm ve otelcilik hizmetleri ve kaliteli işletmelerin sayısı oldukça fazla.